Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrıma ilişkin olarak, bir halk otobüsü şoförünün uykulu olmasına rağmen sefere devam edip durağa çarpması sonucu ölüme ve yaralanmaya neden olması olayında, şoförün sorumluluğu hangi koşullarda olası kast, hangi koşullarda bilinçli taksir olarak nitelendirilebilir? Yolcunun 'uyuyor musun?' şeklindeki uyarısının bu değerlendirmedeki önemi nedir?
Bu olayda şoförün sorumluluğu, uykulu olmasına rağmen sefere devam etme kararındaki sübjektif tutumuna göre belirlenir. Bilinçli taksir (TCK m. 85/2): Eğer şoför, uykulu olduğunu fark etmesine rağmen, tecrübesine veya bünyesine güvenerek 'uyumam, bir şey olmaz' düşüncesiyle sefere devam etmişse ve neticenin gerçekleşmeyeceğine dair (hatalı da olsa) bir güven duymuşsa, sorumluluğu bilinçli taksir olacaktır. Burada neticeyi öngörmüş ama istememiş ve gerçekleşmeyeceğine güvenmiştir. Olası kast (TCK m. 81, 21/2): Eğer şoför, uykulu halinin sürüş güvenliğini ortadan kaldırdığını, her an uyuyup bir kazaya neden olabileceğini öngörmüş ve bu sonuca tamamen kayıtsız kalarak, mola vermek veya yardım istemek gibi alternatifleri kullanmayıp 'ne olursa olsun' mantığıyla sefere devam etmişse, bu durumda olası kasttan sorumlu olur. Burada neticeyi kabullenme söz konusudur. Yolcunun 'uyuyor musun?' şeklindeki uyarısı, bu ayrımda kritik bir rol oynar. Bu uyarı, şoförün tehlikenin farkında olduğunu ve bu tehlikenin dışarıdan da algılanabilir bir seviyeye ulaştığını ortaya koyar. Uyarıya rağmen sefere devam etmesi, şoförün neticeye kayıtsız kaldığı ve durumu kabullendiği yönündeki olası kast argümanını güçlendirir. Bu uyarı, 'bir şey olmaz' şeklindeki özgüvenin artık makul ve kabul edilebilir olmadığını, tehlikenin somutlaştığını gösteren önemli bir delildir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/guncel-olaylar-uzerinden-bir-baska-olasi-kast-bilincli-taksir-tartısması)