İİK m. 68'de düzenlenen 'itirazın kesin kaldırılması' yolu ile m. 67'de düzenlenen 'itirazın iptali davası' arasındaki temel farklar nelerdir? Alacaklının hangi durumlarda hangi yolu tercih etmesi hukuken mümkündür ve bu iki yol birbirine alternatif midir, yoksa biri diğerinin öncülü müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139271

İtirazın kaldırılması ve itirazın iptali, borçlunun itirazıyla duran ilamsız icra takibine devam edilmesini sağlayan iki farklı yoldur. Temel farkları şunlardır: 1) Yargılama Makamı ve Usulü: İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinde, daha basit, çabuk ve sınırlı bir inceleme ile (sadece belirli belgeler üzerinden) görülür. İtirazın iptali ise, genel mahkemelerde (asliye hukuk/ticaret mahkemesi) tam bir dava şeklinde, genel ispat kurallarına göre (tanık, yemin, bilirkişi vb. her türlü delille) görülür. 2) Dayanak Belge: İtirazın kaldırılması yoluna başvurabilmek için alacaklının alacağının İİK m. 68 ve 68/a'da sayılan, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet ya da resmi dairelerin veya yetkili makamların verdiği belgeler gibi güçlü delillere dayanması zorunludur. Alacaklının elinde bu nitelikte bir belge yoksa (örneğin alacak sözlü bir anlaşmaya veya faturaya dayanıyorsa) bu yola başvuramaz. İtirazın iptali davasında ise böyle bir belge zorunluluğu yoktur; alacaklı alacağını her türlü delille ispatlayabilir. 3) Sonuçları: İtirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. İtirazın iptali kararı ise maddi anlamda kesin hüküm niteliğindedir. Bu iki yol birbirine alternatiftir. Alacaklı, elinde İİK m. 68'deki belgelerden biri varsa, dilerse icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir, dilerse doğrudan genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Ancak, bir yolu seçtikten sonra, o yolda yargılama devam ederken diğerine geçemez (derdestlik). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/itirazin-kaldirilmasi-davasi.html)