TBK m. 355'te düzenlenen 'yeniden kiralama yasağı' hangi koşullarda ve kimin için bir tazminat hakkı doğurur? Ev sahibinin, ihtiyaç nedeniyle tahliye ihtarı göndermesi üzerine kiracının dava açılmadan evi boşaltması durumunda, ev sahibi evi 3 yıl içinde başkasına kiralarsa bu yasak ihlal edilmiş sayılır mı? Yargıtay'ın bu konudaki yorumunu eleştirel bir gözle değerlendiriniz.
TBK m. 355'e göre, kiraya veren, gereksinim nedeniyle kiralananın boşaltılmasını sağladıktan sonra, haklı bir sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Bu yasağa aykırı davranması halinde, eski kiracısına, son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur. Bu hüküm, kötü niyetli tahliyeleri engellemek ve eski kiracıyı korumak için getirilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tazminat hakkının doğabilmesi için, kiraya verenin sadece ihtar göndermesi yeterli değildir; kiracıyı 'dava ederek mahkemeden boşaltma kararı alması ve bu karara dayanarak cebri icra yoluyla taşınmazdan çıkarması' gerekmektedir. Makalede de belirtildiği gibi, Yargıtay'ın bu yorumu eleştiriye açıktır. Çünkü uygulamada birçok kiracı, hakkında dava açılmasının getireceği masraf ve manevi yükten çekinerek, ev sahibinin ihtarı üzerine veya açılan davada verilen karar sonrası cebri icrayı beklemeden evi boşaltmaktadır. Yargıtay'ın dar yorumu, bu durumdaki kiracıları kanunun korumasından mahrum bırakmaktadır. Doktrindeki eleştirel görüşe göre, kiraya verenin yazılı olarak ihtiyaç iddiasıyla tahliyeyi talep etmesi ve kiracının bu talep üzerine evi boşaltması, tazminat hakkının doğması için yeterli sayılmalıdır. Kanunun amacı, kötü niyetli tahliyeyi yaptırıma bağlamaktır ve bu amaç, tahliyenin şeklinden (icra ile veya rızai) bağımsız olarak değerlendirilmelidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ev-sahibi-kendim-oturacagim-diye-kiraciyi-cikarabilir-mi/)