Anayasa Mahkemesi'nin Harun Evren (B. No: 2020/17037) kararında, ceza yargılamasında 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna nasıl ulaşılmıştır? Mahkemenin, başvurucunun ByLock ile ilgili delil toplama taleplerini reddetmesinin bu ihlaldeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139253

Anayasa Mahkemesi (AYM), Harun Evren kararında, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36) görünümlerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir. İhlalin temel nedeni, mahkûmiyette belirleyici delil niteliğindeki ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'na karşı başvurucunun savunma argümanlarını destekleyecek delil toplama taleplerinin, gerekçesiz olarak reddedilmesidir. Başvurucu, ByLock tutanağında adı geçen kişileri tanımadığını belirtmiş ve bu kişilerin dinlenilmesini talep etmiştir. Ayrıca, ADSL hattı üzerinden bağlantı kurulduğu iddiasına karşı, internet hattına dışarıdan müdahale edilmiş olabileceği savunmasını yapmıştır. AYM'ye göre, başvurucunun bu iddialarını ispatlayabilmesi, ancak mahkeme aracılığıyla toplanabilecek delillere (adı geçen kişilerin tespiti ve dinlenmesi, CGNAT ve HTS kayıtlarının incelenmesi gibi) bağlıdır. İlk derece mahkemesinin, başvurucunun kendisinin elde etme olanağı bulunmayan bu delillere ilişkin taleplerini reddetmesi, savunma makamını iddia makamı karşısında dezavantajlı bir konuma düşürmüştür. Başvurucu, aleyhindeki belirleyici delile etkin bir şekilde itiraz etme ve aksini ispatlama imkanından yoksun bırakılmıştır. Bu durum, taraflar arasındaki dengeyi bozarak silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal etmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/silahlarin-esitligi-ve-celismeli-yargilama/)