İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 134. maddesi uyarınca ihalenin feshi nedenleri kanunda tahdidi olarak sayılmamıştır. Yargıtay uygulamasında kabul gören fesih nedenlerinden olan 'artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler' kategorisine giren 'satış ilanının borçluya usulsüz tebliği' durumunu, ihalenin geçerliliği üzerindeki etkisi bakımından değerlendiriniz. Satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde gerçekleşmesi bu durumu etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139251

Satış ilanının borçluya tebliği (İİK m. 127), borçlunun satıştan haberdar olmasını ve hem kendi menfaatini (daha yüksek bedelle satış için alıcı bulma) hem de alacaklının menfaatini korumaya yönelik temel bir usul kuralıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. Y12HD-K.2021/10799), satış ilanının borçluya hiç tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi, 'artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı bir işlem' olup, tek başına ihalenin feshi sebebidir. Borçlunun bu durumdan zarar görüp görmediği ayrıca araştırılmaz. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır. Yine Yargıtay'ın süreklilik kazanmış uygulamasına göre (örn. Y12HD-K.2021/4475), eğer ihale bedeli, taşınmazın kesinleşmiş muhammen bedelinin üzerinde bir fiyata gerçekleşmişse, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmiş olması artık bir fesih nedeni olarak kabul edilmez. Bunun temelindeki mantık, ihalenin yüksek bir bedelle sonuçlanmasıyla birlikte borçlunun menfaatinin (dolayısıyla hukuki yararının) zarar görmediği varsayımıdır. Yani, usulsüz tebligata rağmen ihale borçlu lehine bir sonuç doğurmuşsa, 'zarar unsurunun' gerçekleşmediği kabul edilir ve fesih talebi hukuki yarar yokluğundan reddedilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ihalenin-feshi-davasi-nedenleri.html)