El atmanın önlenmesi davasında, davacının mülkiyet hakkını ispat yükümlülüğü varken, davalının müdahalesinin haklı bir sebebe dayandığını ispat etmesi mümkündür. Davalının öne sürebileceği hukuki savunmaları (defi), özellikle paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti durumlarını da dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139238

El atmanın önlenmesi davasında davacı, tapu kaydı veya diğer delillerle mülkiyet hakkını ispatla yükümlüdür. Davalı ise, müdahalenin haksız olmadığını, haklı bir sebebe dayandığını ispat ederek davayı bertaraf edebilir. Davalının ileri sürebileceği başlıca savunmalar şunlardır: 1) Ayni Hakka Dayalı Savunma: Davalı, müdahale ettiği taşınmaz üzerinde bir irtifak hakkı (geçit hakkı gibi) veya başka bir sınırlı ayni hakka sahip olduğunu iddia edebilir. 2) Kişisel Hakka Dayalı Savunma: Davalı, davacı ile aralarında yapılmış bir kira sözleşmesi veya ariyet (kullanım ödüncü) sözleşmesi gibi kişisel bir hakka dayandığını öne sürebilir. 3) İzin veya İcazet: Davacının müdahaleye önceden sözlü veya yazılı olarak izin verdiğini veya müdahale gerçekleştikten sonra buna icazet (onay) verdiğini ispatlayabilir. 4) Kazandırıcı Zamanaşımı: Olağan veya olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının kendi lehine gerçekleştiğini ve artık taşınmazın maliki olduğunu iddia edebilir. 5) Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyetinde Özel Durum: Paylı mülkiyette davalı, diğer paydaşlarla aralarında taşınmazın kullanımına yönelik fiili veya yazılı bir taksim anlaşması yapıldığını ve kendi kullanımının bu anlaşmaya uygun olduğunu ispatlayarak müdahalenin haksız olmadığını savunabilir. Elbirliği mülkiyetinde de benzer bir fiili kullanma biçiminin varlığı ileri sürülebilir. Bu savunmaların ispatı, davanın reddini sağlayabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/el-atmanin-onlenmesi-davasi-mudahalenin-meni/)