İİK m.68'de düzenlenen 'itirazın kesin kaldırılması' yolu ile İİK m.67'de düzenlenen 'itirazın iptali davası' arasındaki temel farklar nelerdir? Alacaklı hangi durumlarda hangi yola başvurabilir ve bu yollar birbirinin alternatifi midir yoksa bir öncelik-sonralık ilişkisi var mıdır?
İki yol arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Yargılama Makamı: İtirazın kaldırılması icra hukuk mahkemesinde, itirazın iptali davası ise genel mahkemelerde (asliye hukuk/ticaret mahkemesi) görülür. 2) İspat Araçları: İtirazın kaldırılması, daha basit ve çabuk bir yoldur ve sadece İİK m.68-68/a'da sayılan sınırlı sayıdaki belgelere (imzası ikrar veya noterlikçe onanmış senet, resmi daire veya yetkili makamların belgeleri) dayanabilir. İtirazın iptali davasında ise tanık, yemin, bilirkişi dahil her türlü delil kullanılabilir. 3) Süre: İtirazın kaldırılması için süre, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay; itirazın iptali davası için ise 1 yıldır. 4) Sonuç: İtirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez, taraflar genel mahkemelerde dava (menfi tespit, istirdat) açabilir. İtirazın iptali kararı ise maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Alacağın İİK m.68'deki belgelere dayanması halinde alacaklı bu iki yoldan birini seçmekte serbesttir. Ancak alacak İİK m.68'deki belgelere dayanmıyorsa, alacaklı sadece itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bu yollardan birini seçtikten sonra, diğeri derdest iken vazgeçip diğerine başvuramaz (derdestlik itirazı). Ancak itirazın kaldırılması yolundan feragat edip, süresi içinde itirazın iptali davası açması mümkündür (Kaynak: itirazin-kaldirilmasi-davasi.html).