İHAM'ın 'umut hakkı' ihlali kararı, Abdullah Öcalan'ın derhal tahliyesini veya yeniden yargılanmasını gerektirir mi? Bu ihlal kararının yerine getirilmesi için Türkiye'nin atması gereken adım nedir? Anayasa m.90/5 hükmü bu bağlamda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139160

Hayır, İHAM'ın 'umut hakkı' ihlali kararı derhal tahliye veya yeniden yargılama sonucunu doğurmaz. İhlal, mahkumiyet kararının kendisinden değil, infaz rejimini düzenleyen kanun (5275 sayılı Kanun m.107/16) hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, ihlalin giderilmesi için atılması gereken adım, yargılamanın yenilenmesi değil, genel ve soyut nitelikte bir yasal değişiklik yapılmasıdır. Türkiye'nin, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin denetimi altında, m.107/16'yı değiştirerek veya yeni bir düzenleme yaparak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının infazında, mahkumların koşullu salıverilme durumlarının belirli bir süre sonra gözden geçirilmesine olanak tanıyan bir mekanizma kurması beklenmektedir. Anayasa m.90/5, 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır' demektedir. Bu hüküm, AİHS'nin ve İHAM içtihatlarının iç hukuktaki kanunlara üstünlüğünü ortaya koyar ve yasa koyucuyu, İHAM kararlarıyla uyumlu yasal düzenlemeler yapma yönünde bağlar. Dolayısıyla, mevcut yasal düzenlemenin İHAM kararına aykırılığı, Anayasa m.90/5 uyarınca bir yasal değişiklik yapılmasını zorunlu kılmaktadır (Kaynak: kosullu-saliverilmesi-yasak-olan-ocalanin-umut-hakki.html).