CMK m.7, 'Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür' hükmünü amirdir. Bir Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayan davada tanıklar dinlendikten sonra, mahkemenin eylemin nitelikli halini oluşturduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği bir durumda, Ağır Ceza Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemesi'nde dinlenen tanıkların beyanlarına dayanarak hüküm kurabilir mi? Bu durumun 'doğrudan doğruyalık' ilkesi açısından sonuçlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139144

Hayır, kuramaz. CMK m.7'ye göre, görevsiz mahkemece yapılan ve yenilenmesi mümkün olan işlemler hükümsüzdür. Tanık dinleme, yenilenmesi mümkün olan bir işlemdir. Dolayısıyla, görevsiz Asliye Ceza Mahkemesi'nin dinlediği tanıkların beyanlarını içeren tutanaklar, görevli Ağır Ceza Mahkemesi için delil niteliği taşımaz. Ağır Ceza Mahkemesi, bu tanıkları yeniden kendi huzurunda dinlemek zorundadır. Aksi takdirde, CMK m.7'yi ihlal etmiş olur. Bu zorunluluk, aynı zamanda ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'delillerin doğrudan doğruyalığı' (vasıtasızlık) ilkesinin de bir gereğidir. Bu ilke, hükmü verecek olan hakimin, sanık, tanık ve diğer delillerle doğrudan temas kurarak, kendi vicdani kanaatini oluşturmasını gerektirir. Görevsiz mahkemenin tutanaklarına dayanarak hüküm kurmak, bu ilkeyi ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eder. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/1875 E. sayılı kararı da bu yöndedir (Kaynak: cmk-madde-7-gorevli-olmayan-hakim-veya-mahkemenin-islemleri.html).