TMK m.161'e göre, zina eylemini öğrenen eşin dava açma hakkı, öğrenmeden itibaren 6 ay ve her halde eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Ayrıca 'affeden tarafın dava hakkı yoktur'. Bu 'af' iradesi nasıl tespit edilir ve zinanın süreklilik arz etmesi durumunda hak düşürücü sürelerin başlangıcı nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139134

Af, açık bir beyanla olabileceği gibi, zımni (örtülü) davranışlarla da gerçekleşebilir. Yargıtay içtihatlarına göre, zina eylemini öğrendikten sonra evlilik birliğini devam ettirme, birlikte yaşamayı sürdürme, ortak tatile çıkma gibi davranışlar zımni af olarak kabul edilebilir ve dava hakkını düşürür. Önemli olan, affın zina eyleminin öğrenilmesinden sonra gerçekleşmesidir. Zina eylemi tek bir fiil değil de süreklilik arz eden bir ilişki şeklinde ise, 6 aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı, bu ilişkinin öğrenildiği tarih değil, ilişkinin sona erdiği tarihtir. 5 yıllık mutlak süre ise, son zina eyleminden itibaren işlemeye başlar. Yani, devam eden bir zina ilişkisi olduğu sürece hak düşürücü süreler işlemez. Af iradesinin varlığı ve hak düşürücü sürelerin başlangıcı, her somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından tanık beyanları, mesajlaşmalar, sosyal medya paylaşımları gibi delillerle değerlendirilir (Kaynak: bosanma-davasi.html).