HAGB kararının kesinleşmesi ile duran dava zamanaşımının, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre denetim süresi içinde işlenen ikinci suç tarihinde tekrar işlemeye başlamasının, 'eşitlik ilkesi' açısından eleştirilen yönü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139125

Bu uygulamanın 'eşitlik ilkesi' açısından eleştirilen yönü, denetim süresini ihlal etme biçimleri arasında haksız bir fark yaratmasıdır. CMK m.231'e göre denetim süresinin ihlali iki şekilde olur: a) Denetimli serbestlik yükümlülüğüne aykırı davranmak, b) Kasten yeni bir suç işlemek. Metindeki karşı oyda da belirtildiği gibi, bir sanık denetimli serbestlik yükümlülüğünü (örneğin imza atma) ihlal ettiğinde, mahkeme bu durumu tespit eder etmez derhal hükmü açıklama sürecini başlatabilir. Bu durumda zamanaşımı çok kısa bir süre işlemiş olur. Oysa kasten yeni bir suç işleyen sanık için, mahkeme ikinci suçtan verilecek kararın kesinleşmesini yıllarca beklemek zorundadır. Yargıtay'ın uygulamasına göre, bu uzun bekleme süresi boyunca ilk suça ilişkin zamanaşımı işlemeye devam etmektedir. Bu durum, daha ağır bir ihlal olan 'yeni suç işleme' eylemini gerçekleştiren sanığı, daha hafif bir ihlal olan 'yükümlülüğe uymama' eylemini gerçekleştiren sanığa göre zamanaşımı açısından daha avantajlı bir konuma getirmektedir. Bu sonucun, kanun koyucunun iradesine ve 'eşitlik' ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir (Kaynak: hagbde-dava-zamanasimi.html).