Yurt dışında işlenen ve TCK m.11'e göre bir Türk vatandaşı tarafından işlenen güveni kötüye kullanma suçu hakkında Türkiye'de yargılama yapılabilmesi için, sanık hakkında yabancı ülkede (suçun işlendiği yerde) bir hüküm verilip verilmediğinin araştırılması neden zorunludur? Bu araştırmanın yapılmaması, yargılamanın hangi aşamasında ve ne gibi bir sonuç doğurur?
Bu araştırma zorunludur, çünkü TCK m.11, bir Türk vatandaşının yurt dışında işlediği (ve TCK m.13 kapsamına girmeyen) bir suçtan dolayı Türkiye'de yargılanabilmesi için 'bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması'nı bir kovuşturma şartı olarak aramaktadır. Bu, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesinin uluslararası alandaki bir yansımasıdır. Eğer sanık, aynı fiilden dolayı suçun işlendiği ülkede yargılanıp kesinleşmiş bir beraat veya mahkumiyet kararı almışsa, kural olarak Türkiye'de yeniden yargılanamaz. Bu araştırmanın yapılmaması, bir kovuşturma şartı eksikliğidir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/6423 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu hususu (örneğin Adalet Bakanlığı aracılığıyla) araştırmadan yargılamaya devam ederek hüküm kurması, kanuna aykırılık teşkil eder ve hükmün bozulması sebebidir. Bu araştırma, yargılamanın her aşamasında yapılabilir, ancak hüküm kurulmadan önce mutlaka sonuçlandırılmalıdır (Kaynak: tck-madde-13-diger-suclar.html).