Bir FETÖ/PDY üyeliği davasında, sanık hakkında ByLock kullanıcısı olduğuna dair bir tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmaktadır. Sanık ise bu tespiti reddederek, ADSL hattına başkaları tarafından girilmiş olabileceğini ve tutanakta kendisini eklediği söylenen kişileri tanımadığını savunmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre, mahkemenin bu savunma karşısında yapması gereken asgari usuli işlemler nelerdir? Sadece KOM'dan gelen rapora dayanarak mahkumiyet hükmü kurmak yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139070

Hayır, sadece KOM'dan gelen ilk rapora dayanarak hüküm kurmak yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/6/2019 tarihli ve E.2018/16-418 sayılı kararında ve sonraki Daire kararlarında belirtildiği üzere, sanığın bu yöndeki savunmaları karşısında mahkemenin resen araştırma yapma yükümlülüğü vardır. Yapılması gereken asgari usuli işlemler şunlardır: 1) Sanığın ADSL hattına ait CGNAT (IP eşleştirme) kayıtları ve varsa GSM hattına ait HTS kayıtları getirtilerek, ByLock sunucularına bağlanan IP'ler ile sanığın kullanım alışkanlıklarının (baz istasyonu bilgileri vb.) karşılaştırılması. 2) ByLock tespit tutanağında sanığı eklediği belirtilen diğer ID numaralarının kullanıcılarının açık kimlik bilgilerinin tespiti. 3) Bu kişilerin, mümkünse tanık olarak dinlenerek sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve ByLock üzerinden iletişim kurup kurmadıklarının sorulması. 4) Bu kişilerin kendi soruşturma/kovuşturma dosyalarının getirtilerek, varsa sanıkla ilgili beyan veya ByLock içeriklerinin incelenmesi. Bu araştırmalar yapılmadan, yani sanığın savunmasını çürütecek veya doğrulayacak deliller toplanmadan, eksik araştırma ile sadece ilk tespite dayalı mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmaktadır (Kaynak: silahlarin-esitligi-ve-celismeli-yargilama.html, §§ 19-21).