Mağdurun kamuya açık bir alanda, günlük kıyafetleriyle çekilmiş bir fotoğrafını, onun rızası dışında sosyal medyada yayımlamak TCK m.134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) kapsamında mı, yoksa TCK m.136 (Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu iki suç arasındaki ayrımı yaparken kullandığı 'özel yaşam alanı' kriterini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139054

Bu eylem, TCK m.136'da düzenlenen 'Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme' suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir görüntünün TCK m.134 kapsamında 'özel hayatın gizliliği'ni ihlal etmesi için, o görüntünün 'başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına ilişkin' olması gerekir. Kamuya açık bir alanda, günlük kıyafetlerle çekilmiş ve kişinin özel bir mahremiyetini yansıtmayan fotoğraflar, 'özel hayatın gizli alanı' kapsamında değil, 'kişisel veri' (TCK m.135-136) kapsamında kabul edilir. Kişinin fotoğrafı, onun kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan bir 'kişisel veri'dir. Bu verinin rıza dışı yayımlanması, özel hayatın gizliliğini ifşa (TCK m.134/2) suçunu değil, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma fiilini oluşturur ki bu da TCK m.136'ya uymaktadır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi-Karar: 2020/7459) (Kaynak: internetten-sosyal-medyadan-ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-ifsa-sucu.html).