5275 sayılı Kanun m.107/4, örgütlü suçlardan mahkum olanlar için koşullu salıverilme süresini daha ağır şartlara bağlamaktadır. İHAM'ın 'umut hakkı' ihlali kararı sonrasında, m.107/16'daki mutlak yasak kaldırılırsa, Abdullah Öcalan gibi mahkumların koşullu salıverilme süresi hangi fıkraya göre hesaplanmalıdır? Metindeki baskın görüşü açıklayınız.
Metindeki baskın ve hukuken tutarlı olan görüşe göre, eğer 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 16. fıkrasındaki mutlak yasak kaldırılırsa, Abdullah Öcalan'ın durumu aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında değerlendirilmelidir. 5275 sayılı Kanun m.107/4, 'suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde' ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanların, cezalarının otuz altı yılını infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabileceklerini düzenler. Öcalan'ın mahkumiyetine esas olan suç, silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olduğundan, tabi olacağı rejim bu fıkradaki rejimdir. Dolayısıyla, 'umut hakkı' gereği bir düzenleme yapılması halinde, bu düzenlemenin Öcalan için 36 yıllık bir infaz süresi öngörmesi en muhtemel ve hukuki temeli en sağlam olan seçenektir (Kaynak: kosullu-saliverilmesi-yasak-olan-ocalanin-umut-hakki.html).