Tehdit suçunda (TCK m.106), failin 'kendisini tanınmayacak bir hale koyması' (örneğin maske takması) ile 'imzasız mektupla' tehdit etmesi, suçun nitelikli halleri olarak düzenlenmiştir. Bu iki nitelikli halin ortak amacı nedir ve hangi tehdit türlerinde (yüze karşı / gıyapta) uygulanabilirler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139025

Bu iki nitelikli halin (TCK m.106/2-b) ortak amacı, failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerindeki korku ve tedirginliği artırmak, failin yakalanma riskini azaltmak ve savunmayı zorlaştırmaktır. Kimliği belirsiz bir kaynaktan gelen tehdit, mağdurun kime karşı önlem alacağını bilememesi nedeniyle daha yoğun bir endişeye yol açar. Ancak uygulanma alanları farklıdır: 1) 'Kendini tanınmayacak hale koyma' (maske, peruk takma, kılık değiştirme vb.), doğası gereği ancak 'yüze karşı' (huzurda) işlenen tehdit suçlarında uygulanabilir. Fail, mağdurun kendisini o anda tanımasını engellemektedir. 2) 'İmzasız mektupla veya özel işaretlerle' tehdit ise, 'gıyapta' (mağdurun yokluğunda) işlenen tehdit suçlarının tipik bir örneğidir. Fail, kimliğini gizleyerek tehdidini bir araç (mektup, not, e-posta vb.) vasıtasıyla mağdura ulaştırır. Dolayısıyla, ilk nitelikli hal yüze karşı tehdide, ikincisi ise gıyapta tehdide özgüdür (Kaynak: tehdit-sucu-ve-cezasi.html).