Yükleniciden adi yazılı sözleşme ile daire alan üçüncü kişinin açtığı tescil davasında, arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmelerin aksini ispatlamak için tanık dinletilmesi neden mümkün değildir? Bu durum, Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/709 E. sayılı kararında hangi ilkeye dayandırılmıştır?
Bu durum, HMK m.201'de (mülga HUMK m.290) düzenlenen 'senede karşı senetle (yazılı delille) ispat' zorunluluğu ilkesine dayandırılmıştır. Davanın temeli, arsa sahibi ile yüklenici arasında noterlikçe düzenlenmiş olan ve 'senet' niteliği taşıyan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ekidir. Bu resmi senet, taraflar arasındaki paylaşımı ve hangi dairenin kime düşeceğini belirler. Arsa sahibinin, bu senedin içeriğinin aksini (örneğin, 'sözleşmede yükleniciye düşen 12 nolu daireyi aslında ben aldım' iddiasını) ileri sürmesi, senedin hükmünü ortadan kaldıran veya azaltan bir hukuki işlem iddiasıdır. Bu tür iddialar, HMK m.201 gereğince tanıkla değil, ancak yine aynı ispat gücüne sahip başka bir yazılı delille (senetle) ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/709 E. sayılı kararında da, davalı arsa sahibinin, resmi sözleşmenin aksini gösterir aynı kuvvette yazılı bir delil sunamadığı, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği ve davanın kabulü gerektiği vurgulanmıştır (Kaynak: temlik-sozlesmesine-dayali-tescil.html).