Adli kontrol tedbiri olarak uygulanan 'elektronik kelepçe'nin hukuki dayanağı nedir? Kelepçenin izinsiz açılması veya belirlenen alanın dışına çıkılması, sanık/şüpheli açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139017

'Elektronik kelepçe' uygulaması, doğrudan CMK'da değil, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ve ilgili yönetmelikte (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği) düzenlenmiştir. Bu uygulama, CMK m.109'da sayılan 'konutunu terk etmemek', 'belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek' veya 'belirlenen yer veya bölgelere gitmemek' gibi adli kontrol yükümlülüklerinin denetlenmesi amacıyla kullanılan bir araçtır. Elektronik kelepçenin izinsiz olarak açılması veya mahkeme kararında belirlenen coğrafi alanın dışına çıkılması, CMK m.112/1 uyarınca adli kontrol kararının kasten ihlali sayılır. Bu ihlal üzerine, hükmedilebilecek hapis cezasının süresine bakılmaksızın, yetkili yargı mercii (soruşturmada sulh ceza hakimi, kovuşturmada mahkeme) sanık veya şüpheli hakkında derhal tutuklama kararı verebilir. Bu karar, merciin takdirindedir; tutuklama yerine adli kontrolün devamına veya yükümlülüğün değiştirilmesine de karar verilebilir (Kaynak: adli-kontrol-karari-nedir.html).