Ev sahibi, kiracısını TBK m.350 uyarınca kendi ihtiyacı nedeniyle tahliye ettirmek için ihtarname göndermek ve dava açmak zorundadır. Bu yasal yollara başvurmaksızın, kiracıya sadece sözlü olarak 'kendim oturacağım, çık' demesi ve kiracının bu beyana inanarak evi boşaltması durumunda, ev sahibi sonradan evi başkasına kiralarsa TBK m.355'teki yeniden kiralama yasağı ve tazminat sorumluluğu doğar mı?
Bu durum, Yargıtay'ın katı yorumuna göre tazminat sorumluluğu doğurmaz. Metinde eleştirilen Yargıtay içtihadına göre, TBK m.355'teki tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için, kiracının 'mahkeme kararı' ve 'cebri icra' yoluyla tahliye edilmiş olması aranmaktadır. Kiracının, ev sahibinin sözlü beyanı veya basit bir yazılı bildirimi üzerine, dava açılmadan veya icra takibi yapılmadan evi kendiliğinden boşaltması durumunda, Yargıtay bu yasağın ihlal edilmediğini kabul etmektedir. Bu yorum, yasanın lafzına sıkı sıkıya bağlı kalmakta ve kiracının 'gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında' ifadesini, hukuki bir zorlama (dava ve icra) olarak anlamaktadır. Ancak bu yorum, kanunun kötü niyetli ev sahiplerini engelleme amacına aykırı olduğu ve iyi niyetli kiracıyı korumasız bıraktığı için doktrinde ve metinde eleştirilmektedir (Kaynak: ev-sahibi-kendim-oturacagim-diye-kiraciyi-cikarabilir-mi.html).