Kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyen bir borçlu, daha sonra ihalenin feshi davasında 'kıymetin düşük belirlendiği' iddiasını ileri sürebilir mi? Kıymet takdiri işlemine karşı şikayet hakkının kullanılması ile ihalenin feshi davası arasındaki usuli ilişki nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139005

Hayır, ileri süremez. Kıymet takdiri, bir satışa hazırlık işlemidir. İİK m.128/a'ya göre, ilgililer, kıymet takdir raporunun kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluyla itiraz edebilirler. Bu yedi günlük süre hak düşürücüdür. Bu süreyi kullanmayan, yani kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyen bir borçlu veya ilgili, kıymet takdiri işleminin kesinleşmesi nedeniyle, daha sonra açacağı ihalenin feshi davasında 'kıymetin düşük belirlendiği' iddiasını bir fesih nedeni olarak ileri süremez. Kıymet takdirine itiraz, ihalenin feshinden ayrı ve önce tüketilmesi gereken bir hukuki yoldur. Ancak, süresinde kıymet takdirine itiraz edilmiş ve icra mahkemesince bu itiraz reddedilmişse, bu ret kararının hatalı olduğu iddiası, ihalenin feshi davasında yeniden incelenebilir. Yani, ihalenin feshi davasında bu konunun tartışılabilmesi için öncelikle süresinde şikayet hakkının kullanılmış olması ön şarttır (Y12HD-K.2021/478) (Kaynak: ihalenin-feshi-davasi-nedenleri.html).