5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/12 uyarınca, Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarının temyiz sınırı ve HMK'daki tahkim hükümlerinden ayrılan yönü nedir? Hakem kararının miktar itibarıyla kesin olması durumunda dahi temyize gidilebilecek istisnai bir durum var mıdır?
Sigortacılık Kanunu m.30/12, genel tahkim hükümlerinden (HMK m.439) farklı olarak, Sigorta Tahkim Komisyonu kararları için özel bir kanun yolu düzenlemesi getirmiştir. HMK'da hakem kararlarına karşı sadece 'iptal davası' yolu öngörülmüşken, Sigortacılık Kanunu'nda belirli bir miktarın (kanun metninde 40.000 TL olarak belirtilmiş olup bu miktar her yıl güncellenir) üzerindeki kararlar için 'temyiz' yolu öngörülmüştür. Bu miktarın altındaki kararlar ise kural olarak kesindir ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/22437 E. sayılı kararında da bu kesinlik sınırı vurgulanmıştır. Ancak, kararın miktar itibarıyla kesin olması durumunda dahi, eğer karar kamu düzenine aykırılık gibi çok istisnai ve ağır bir hukuka aykırılık içeriyorsa, bu durumun Yargıtay tarafından değerlendirilebileceğine dair görüşler bulunsa da, kanunun lafzı miktar dışında bir temyiz nedeni öngörmemektedir. Kural, parasal sınıra göre kesinlik veya temyiz edilebilirliktir (Kaynak: hmk-madde-436-hakem-kararinin-sekli-icerigi-ve-saklanmasi.html).