Anayasa Mahkemesi'nin Harun Evren başvurusunda (B. No: 2020/17037) tartıştığı 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri, ceza yargılamasında sanığın delil toplama talepleri açısından ne anlama gelmektedir? Mahkemenin, sanığın ByLock tespit tutanağındaki kişilerin dinlenmesi yönündeki talebini gerekçesiz olarak reddetmesi neden bu ilkelerin ihlali olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138978

'Silahların eşitliği' ilkesi, davanın taraflarının (savunma ve iddia makamı) usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulmasını ve birinin diğerine göre dezavantajlı bir konuma düşürülmemesini gerektirir. 'Çelişmeli yargılama' ilkesi ise, taraflara dava dosyasındaki deliller hakkında bilgi sahibi olma, bunlara karşı iddia ve itirazlarını sunma ve mahkemenin kararını etkileme fırsatı verilmesini ifade eder. Harun Evren başvurusunda, mahkûmiyete belirleyici delil olarak dayanılan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'na karşı başvurucunun ileri sürdüğü iddiaları (tutanaktaki kişileri tanımadığı, internetine başkası tarafından girilmiş olabileceği vb.) desteklemek amacıyla yaptığı delil toplama talepleri (tutanakta adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi) mahkemece reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi'ne göre, bu deliller sanığın kendisinin elde etme olanağı bulunmayan ve ancak mahkeme aracılığıyla toplanabilecek niteliktedir. Mahkemenin bu talepleri gerekçesiz reddetmesi, sanığı, iddia makamının sunduğu belirleyici bir delile karşı savunma yapma ve aksini ispatlama imkanından mahrum bırakmıştır. Bu durum, sanığı usuli imkanlar bakımından iddia makamına göre dezavantajlı bir konuma düşürdüğü için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal etmiştir (Kaynak: silahlarin-esitligi-ve-celismeli-yargilama.html).