Tehdit suçunun (TCK m.106) manevi unsuru kasttır. Bir kişinin öfke anında, 'sinirle söylenmiş sözler' olarak nitelendirilebilecek ifadelerle karşı tarafı tehdit etmesi, suçun manevi unsurunun oluşmadığı şeklinde yorumlanabilir mi? Tehdidin 'ciddiyet' ve 'objektif olarak korkutuculuk' unsurlarını bu bağlamda tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138964

Hayır, yorumlanamaz. Tehdit suçunun oluşması için failin saikinin veya amacının bir önemi yoktur; genel kast yeterlidir. Failin sözleri söylerken öfkeli veya sinirli olması, kastın varlığını ortadan kaldırmaz. Suçun varlığı için önemli olan, söylenen sözlerin veya yapılan davranışın, objektif olarak değerlendirildiğinde, mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olup olmadığıdır. Yani tehdidin, 'objektif olarak ciddi ve korkutucu' nitelikte olması gerekir. Mağdurun sübjektif olarak korkup korkmaması önemli değildir. 'Seni öldürürüm' gibi bir ifade, söylendiği bağlam (örneğin ciddi bir kavganın ortasında) ve söyleniş biçimi itibarıyla objektif olarak korkutucu nitelikteyse, failin bunu 'sadece sinirle söylediği' savunması onu sorumluluktan kurtarmaz. Ancak, 'bir gün herkes ölecek' gibi soyut veya 'öte dünyada iki elim yakanda' gibi şaka, beddua veya gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olmayan ifadeler, objektif olarak korkutucu nitelikte olmadığından tehdit suçunu oluşturmaz (Kaynak: tehdit-sucu-ve-cezasi.html).