TMK m.162'de düzenlenen 'onur kırıcı davranış' ile 'hayata kast' arasındaki hukuki sınırı belirleyiniz. 'Seni öldürürüm' şeklindeki bir söz, hangi koşullarda 'hayata kast' (TMK m.162) kapsamında, hangi koşullarda ise 'tehdit' suçu (TCK m.106) kapsamında değerlendirilir ve bu ayrım boşanma davası açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138948

'Hayata kast' (TMK m.162), bir eşin diğerini öldürme niyetini ciddi olarak ortaya koyan fiili eylemleri ifade eder ve öldürmeye teşebbüs derecesinde olmalıdır. Sadece sözlü bir tehdit genellikle bu kapsamda değerlendirilmez. 'Seni öldürürüm' gibi bir söz, eğer ciddi bir öldürme hazırlığı veya eylemiyle (örneğin bıçakla saldırma) desteklenmiyorsa, TMK m.162 kapsamında 'hayata kast' sayılmaz. Bu tür bir ifade, 'onur kırıcı davranış' (TMK m.162) veya daha genel olarak 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' (TMK m.166) sebebi olarak değerlendirilebilir. Ceza hukuku açısından ise bu söz, TCK m.106'daki tehdit suçunu oluşturur. Boşanma davası açısından ayrımın sonucu şudur: 'Hayata kast' mutlak bir boşanma sebebidir; ispatı halinde hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. 'Onur kırıcı davranış' da mutlak bir sebeptir. Ancak 'seni öldürürüm' sözü bu iki özel sebep kapsamında kabul edilmezse, davacı 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' genel sebebine dayanmak zorunda kalır ki bu durumda davalının kusur durumu ve ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediği gibi unsurlar daha detaylı incelenir ve davalının 'davacının daha kusurlu olduğu' itirazı dinlenebilir (Kaynak: bosanma-davasi.html, tehdit-sucu-ve-cezasi.html).