Bir manevi tazminat davasında, davacı açıkça para talep etmişken, hâkimin sadece 'tecavüzün kınanmasına' karar vermesi Yargıtay içtihatlarına göre uygun mudur?
Genel olarak uygun değildir. Metinde atıf yapılan Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.1997 tarihli kararında da belirtildiği gibi, hâkimin takdir yetkisi olsa da, davacının açıkça para talebine karşılık sadece kınama kararı verilmesi, somut olayın özelliklerine göre takdir hakkının uygun kullanılmadığı şeklinde değerlendirilebilir. Hâkimin, davacının talebini ve zararın niteliğini göz önünde bulundurarak, hangi tazmin şeklinin daha tatmin edici olacağını gerekçelendirmesi beklenir. E. 2017/4-1398 sayılı kararda da, para dışında bir tazmin şeklinin yeterli tatmini sağlamayacağı ve davalının eylemin kötülüğünü ancak parasal bir ödeme ile idrak edebileceği yönündeki yerel mahkeme direnmesi uygun bulunmuştur.