Geçit hakkı davasında, aleyhine geçit kurulacak taşınmazın malikine ödenecek 'tam bedel'in (TMK m. 747) belirlenmesinde, bedelin tespit edildiği tarih ile hüküm tarihi arasında uzun bir süre geçmesi veya taşınmazın değerini etkileyen önemli değişiklikler olması durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerekir? (Yargıtay 7HD Esas : 2021/828 Karar : 2021/2757)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138401

Geçit hakkı davasında, aleyhine geçit kurulan taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı kısıtlandığı için, bu kısıtlamanın tam bir bedelle karşılanması esastır. Bu bedel, genellikle bilirkişi marifetiyle yapılan keşif tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak, özellikle yargılamaların uzun sürdüğü ülkemizde, bedelin tespit edildiği bilirkişi raporu tarihi ile nihai hüküm tarihi arasında uzun bir süre geçebilir. Bu süre içinde enflasyon, imar durumundaki değişiklikler veya bölgesel gelişmeler nedeniyle taşınmazın değeri önemli ölçüde artabilir. Bu durumda, ilk belirlenen bedelle hüküm kurmak, mülkiyet hakkı kısıtlanan davalı malikin mağduriyetine yol açar ve 'tam bedel' ilkesini zedeler. Yargıtay'ın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin bu mağduriyeti önlemek için izlemesi gereken yol, **hüküm tarihine en yakın bir tarihte yeni bir değer tespiti yapmaktır.** Mahkeme, bu amaçla; - Ya yeniden mahallinde keşif yaparak güncel bir bilirkişi raporu almalı, - Ya da ilk keşif ve rapordaki veriler üzerinden, bilirkişilerden günümüz piyasa değerlerine ve endekslere göre bir **'ek rapor'** alarak bedeli güncellemelidir. Bu şekilde güncellenen yeni bedel, davacıya depo ettirildikten sonra hüküm kurulmalıdır. Bu usul, 'fedakarlığın denkleştirilmesi' ilkesinin ve Anayasa ile korunan mülkiyet hakkının bir gereğidir.