Bir ceza davasında, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin, aynı fiilden dolayı hem hapis cezasından hem de adli para cezasından mükerrer olarak mahsup edilmesi mümkün müdür?
Hayır, mümkün değildir. Mahsup işlemi, kişinin özgürlüğünden yoksun kaldığı her bir gün için tek bir karşılık üretir. Sanığın aynı fiilden dolayı hem hapis cezasına hem de adli para cezasına çarptırılması durumunda, mahsup işlemi **öncelikle hapis cezasından yapılır.** Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre, gün olarak, hükmedilen hapis cezasının gün sayısından indirilir. Eğer tutuklulukta geçen süre, hükmedilen hapis cezasından daha fazla ise, ancak o zaman artan süre adli para cezasından mahsup edilebilir. Bu durumda da artan her bir gün, TCK m. 63 uyarınca yüz (100) Türk Lirası olarak hesaplanarak adli para cezasından indirilir. Örneğin, sanık 60 gün tutuklu kalmış ve yargılama sonunda 1 ay (30 gün) hapis ve 5.000 TL adli para cezasına çarptırılmış olsun. Tutukluluğun 30 günü, hapis cezasını tamamen karşılar. Kalan 30 günlük süre ise, adli para cezasından mahsup edilir. Hesaplama: 30 gün x 100 TL = 3.000 TL. Sanığın ödemesi gereken adli para cezası 5.000 - 3.000 = 2.000 TL'ye düşer. Dolayısıyla, aynı tutukluluk süresinin hem hapis cezasını hem de adli para cezasını aynı anda ve tam olarak karşılaması, yani mükerrer bir mahsup yapılması hukuken mümkün değildir. Bu, haksız bir menfaat sağlama anlamına gelir.