657 sayılı DMK m. 128'de düzenlenen 'karar süreleri', disiplin amirleri ve kurulları için hak düşürücü nitelikte midir, yoksa düzenleyici bir süre midir? Bu sürelerin aşılması halinde verilen bir disiplin cezasının akıbeti ne olur?
DMK m. 128'de düzenlenen karar süreleri (disiplin amirleri için 15 gün, disiplin kurulları için 30 gün), Yargıtay ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre **hak düşürücü nitelikte değildir; bunlar düzenleyici sürelerdir.** Bu sürelerin temel amacı, disiplin soruşturmalarının makul bir sürede sonuçlandırılmasını sağlamak ve memurun uzun süre belirsizlik içinde kalmasını önlemektir. Bu sürelerin hak düşürücü nitelikte olmamasının hukuki sonucu şudur: Disiplin amiri veya kurulu, bu süreleri aştıktan sonra bir disiplin cezası verse bile, bu ceza sırf süre aşıldığı için kendiliğinden geçersiz hale gelmez. Yani, süre aşımı tek başına, verilen cezanın iptali için yeterli bir sebep değildir. Ancak, bu durum idarenin tamamen serbest olduğu anlamına da gelmez. Disiplin soruşturmasının, 'makul sürede' tamamlanması, 'iyi idare' ilkesinin ve memurun hukuki güvenlik hakkının bir gereğidir. Eğer karar süresindeki gecikme, aşırı ve makul olmayan bir seviyeye ulaşırsa ve bu gecikme memurun savunma hakkını kullanmasını zorlaştırmış veya delillerin kaybolmasına neden olmuşsa, bu durum işlemin iptali için bir gerekçe oluşturabilir. Fakat kural olarak, DMK m. 127'de düzenlenen ve hak düşürücü olan **2 yıllık genel ceza verme zamanaşımı süresi** dolmadığı müddetçe, m. 128'deki düzenleyici sürelerin aşılması tek başına iptal nedeni sayılmaz.