Marka tescil başvurusuna yapılan itirazda, başvuru sahibinin, itiraz edenin markası ile 'aynı mal veya hizmetlerde' faaliyet göstermemesi, karıştırılma ihtimali değerlendirmesini nasıl etkiler? 556 sayılı KHK m. 8/1-b'deki 'aynı veya benzer mal veya hizmetler' şartını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138394

556 sayılı KHK m. 8/1-b uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edebilmek için, sadece markalar (işaretler) arasında değil, aynı zamanda bu markaların tescil edileceği **mal ve hizmetler arasında da bir 'aynılık' veya 'benzerlik'** bulunması gerekir. Bu, karıştırılma ihtimalinin olmazsa olmaz bir koşuludur. Eğer başvuru sahibi, itiraz edenin markası ile tamamen farklı, birbiriyle hiçbir ilişkisi olmayan mal veya hizmet sınıflarında tescil talebinde bulunuyorsa, markalar ne kadar benzer olursa olsun, karıştırılma ihtimali kural olarak oluşmaz. Çünkü ortalama bir tüketici, tamamen alakasız sektörlerdeki aynı veya benzer markaların farklı işletmelere ait olduğunu bilir. Örneğin, 'Pegasus' markası hem hava yolu taşımacılığı hem de ayakkabı sektöründe farklı firmalar adına tescillidir. Tüketici, bu iki ürünün aynı firmadan geldiğini düşünmez. 'Aynı veya benzer mal veya hizmetler' şartı değerlendirilirken sadece markaların tescilli olduğu NICE sınıflarının numaralarına bakılmaz. Mal ve hizmetlerin; - **Niteliği ve kullanım amacı,** - **Hedef tüketici kitlesi,** - **Dağıtım kanalları (satıldığı yerler),** - **Birbirini tamamlama veya ikame etme durumu** gibi faktörler dikkate alınır. Örneğin, 'zeytinyağı' ile 'zeytin' farklı sınıflarda yer alsa da, aynı kökenden gelmeleri, aynı reyonlarda satılmaları ve aynı tüketici kitlesine hitap etmeleri nedeniyle 'benzer' mal olarak kabul edilebilir. Metindeki davada, davacının perakendecilik hizmetleri ile davalının yalıtım malzemeleri gibi ürünleri arasında benzerlik olup olmadığı da mahkeme tarafından değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Ancak Yargıtay kararında odak, daha çok işaretler arasındaki benzerlik olmuştur.