Mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2) davasında, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden hangi tarafın sorumlu tutulması gerektiği konusunda Yargıtay'ın yaklaşımı nedir? Bu yaklaşımın hukuki gerekçesini açıklayınız. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/1242, K. 2023/2299)
Mirasın hükmen reddi davasında, davanın kabul edilmesi halinde dahi, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti **davacı (mirasçı) üzerinde bırakılmalı**, davalıya yükletilmemelidir. İlgili Yargıtay kararında da bu ilke açıkça belirtilmiştir. Bu yaklaşımın hukuki gerekçesi şudur: Bu dava, niteliği itibarıyla, davalının (alacaklının) haksız bir eyleminden veya borcunu yerine getirmemesinden kaynaklanan klasik bir eda veya tespit davası değildir. Davalı alacaklının, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu bilmesi beklenemez. Alacaklı, alacağını tahsil etmek amacıyla mirasçılara başvurmakta veya takip yapmakta haklıdır. Davacı mirasçı ise, bu davayı açarak, kanunun kendisine tanıdığı bir haktan yararlanmakta ve kendi menfaati için borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Yani, davanın açılmasına davalının bir kusuru veya haksızlığı sebep olmamıştır. Davalı, yargılama sonucunda, terekenin borca batık olduğu gerçeğiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle, davada haklı çıkan tarafın masraflarının haksız çıkan tarafa yükletileceğine ilişkin genel kural (HMK m. 326), bu davanın özel niteliği gereği uygulanmaz. Hakkaniyet gereği, davanın açılmasına sebep olan durumdan (terekenin borca batık olması) sorumlu olmayan ve alacağını aramakta haklı olan davalının, bir de yargılama giderlerini ödemekle yükümlü tutulması adil görülmemektedir. Bu yüzden masraflar, bu tespitten hukuki menfaat sağlayan davacı üzerinde bırakılır.