Geçit hakkı davasında, davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ilkesi, davalının davayı kötü niyetli olarak uzatması veya gereksiz masraflara yol açması durumunda da uygulanır mı? Bu durumda HMK'nın hangi hükmü devreye girebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138380

Geçit hakkı davasında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması kuralı, davanın normal seyrinde ilerlediği durumlar için geçerlidir. Eğer davalı, davayı kötü niyetli olarak uzatır, dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunur veya gereksiz yere masraf yapılmasına sebebiyet verirse, bu genel kural uygulanmaz. Bu durumda, **6100 sayılı HMK'nın 327. maddesi** devreye girer. HMK m. 327/1, 'Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada haklı çıksa dahi, sebep olduğu giderleri ödemeye mahkum edilebilir' hükmünü amirdir. HMK m. 327/2 ise, 'Kötü niyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir' demektedir. Bu hükümler çerçevesinde, geçit hakkı davasında davalı olan komşu malik; - Makul bir gerekçe olmaksızın sürekli olarak bilirkişi raporlarına itiraz ederse, - Yargılamayı geciktirmek amacıyla mazeretsiz olarak duruşmalara katılmazsa, - Davayla ilgisi olmayan tanıkların dinlenmesini talep ederek gereksiz masraf yapılmasına neden olursa, mahkeme, hakkaniyet gereği, davalının sebep olduğu bu gereksiz masrafları, davada haklı çıkma potansiyeli olsa bile, kendisine yükleyebilir. Yani, davalının kötü niyetli usuli işlemleri, genel ilkenin istisnasını oluşturur ve yargılama giderlerinin paylaştırılmasında mahkemeye takdir hakkı tanır.