5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen 'belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma' güvenlik tedbirinin, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı sonrasındaki uygulama şekli nasıl değişmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138374

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) ilgili iptal kararı, TCK m. 53'ün uygulanma şeklinde önemli bir değişiklik getirmiştir. İptal öncesi dönemde, TCK m. 53/1, kasıtlı bir suçtan mahkumiyetin kanuni bir sonucu olarak, maddede sayılan hak yoksunluklarının (seçme ve seçilme ehliyetinden, velayet hakkından, vakıf-dernek yöneticiliğinden yoksunluk vb.) cezanın infazı tamamlanıncaya kadar 'otomatik' olarak uygulanmasını öngörüyordu. Hakim, bu hak yoksunluklarına ayrıca karar vermese bile, mahkumiyetle birlikte bu sonuçlar kendiliğinden doğuyordu. AYM, bu otomatik uygulamayı, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı bulmuştur. İptal kararının temel gerekçesi, her suç ve her fail için aynı hak yoksunluklarının otomatik olarak uygulanmasının, suçun niteliği ve failin kişiliğiyle orantılı bir yaptırım olmadığıdır. **İptal Kararı Sonrası Uygulama:** Artık hak yoksunlukları, mahkumiyetin otomatik bir sonucu değildir. Mahkemenin (hakimin), her somut olayda, sanığın kişiliğini, işlediği suçun özelliklerini ve yeniden suç işleme riskini değerlendirerek, TCK m. 53/1'de sayılan hak yoksunluklarından **hangilerinin, ne kadar süreyle uygulanacağına** kararında **ayrıca ve gerekçeli olarak** belirtmesi gerekmektedir. Yani, hak yoksunluğu bir 'güvenlik tedbiri' olarak bireyselleştirilmiştir. Hakim, bazı hak yoksunluklarını uygularken bazılarını uygulamayabilir veya sürelerini farklı belirleyebilir. Bu değişiklik, yaptırımın faile özgülenmesi ve daha adil hale getirilmesi amacını taşımaktadır. Metinlerdeki birçok Yargıtay kararında da 'TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması' şeklindeki ifadeler, bu değişikliğe işaret etmektedir.