5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca 'zincirleme suç' hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi' şartını, 'kamu güvenine karşı suçlar' açısından yorumlayınız. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/8576 E., 2020/1414 K. sayılı kararında bu konu nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138368

TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümleri, kural olarak, aynı mağdura karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde uygulanır. Ancak suçun mağdurunun 'kamu' veya 'toplum' olduğu suçlarda, bu kuralın uygulanması özellik arz eder. 'Resmi belgede sahtecilik', 'parada sahtecilik' gibi 'kamu güvenine karşı suçlar'da suçun hukuki konusu ve mağduru, belgenin veya paranın sunulduğu kişi veya kurum değil, bu belgelere ve paralara güven duyan toplumun tamamıdır. Dolayısıyla, bu suçlarda mağdur 'kamu'dur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına ve metinde atıf yapılan Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararına göre, bu tür suçlarda mağdurun kamu olması nedeniyle, 'aynı mağdur' şartı, farklı kişi veya kurumlara karşı işlense bile gerçekleşmiş sayılır. Yani, bir kişi, 'aynı suç işleme kararı' altında, farklı tarihlerde, farklı kişilere veya kurumlara yönelik birden fazla sahte belge düzenlerse veya kullanırsa, mağdur her olayda 'kamu' olduğu için zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. İlgili Yargıtay kararında da, sanığın katılan bankaya birden fazla sahte bono vermesi eylemlerinin, hukuki konusunun kamu güveni olması nedeniyle zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Burada her bir bono için ayrı bir suç oluşmuş gibi görünse de, eğer bu eylemler tek bir suç işleme kararına dayanıyorsa, mağdurun 'kamu' olduğu kabul edilerek, faile tek bir ceza verilir ve bu ceza TCK m. 43 uyarınca artırılır. Bu, failin lehine bir uygulamadır.