5237 sayılı TCK'nın 67. maddesinin 2. fıkrasında sayılan dava zamanaşımını kesen nedenler (ifade alma, sorgu, tutuklama, iddianame, mahkumiyet) 'şüpheli veya sanıklardan biri' hakkında gerçekleştiğinde, bu durum iştirak halinde suç işlemiş diğer sanıklar açısından da zamanaşımını keser mi? Bu kuralın hukuki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138358

Evet, keser. TCK m. 67/2'de sayılan zamanaşımını kesen nedenlerin, suça iştirak eden şüpheli veya sanıklardan sadece biri hakkında gerçekleşmesi, aynı suçla ilgili olan diğer tüm şüpheli ve sanıklar için de zamanaşımını keser. Buna 'zamanaşımının kesilmesinin sirayeti' veya 'yayılması' ilkesi denir. Kanun metnindeki 'şüpheli veya sanıklardan birinin', 'şüpheli veya sanıklardan biri hakkında', 'sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa' ifadeleri bu ilkeyi açıkça ortaya koymaktadır. Bu kuralın hukuki gerekçesi, **suçun ve davanın bölünmezliği (bütünlüğü)** ilkesidir. İştirak halinde işlenen bir suçta, fiil hukuken tek bir bütündür ve bu fiile ilişkin yürütülen ceza muhakemesi de bir bütündür. Bu bütünlük içinde, bir sanık hakkında yapılan ve soruşturma veya kovuşturmayı ileriye götüren bir usul işlemi (ifade alma, iddianame düzenleme vb.), aslında davanın tamamını etkiler. Kanun koyucu, aynı suça katılanlar arasında zamanaşımı bakımından farklı sonuçların ortaya çıkmasını, birinin davası devam ederken diğerininki zamanaşımından düşmesini engellemek ve ceza adaletinde tutarlılığı sağlamak amacıyla bu kuralı benimsemiştir. Dolayısıyla, bir şerik hakkında yapılan kesici bir işlem, davanın bütününü etkilediği için diğer şerikler açısından da zamanaşımını kesmiş sayılır.