Yabancı uyruklu bir kişinin Türkiye'de bulunan taşınır ve taşınmaz malları için mirasçılık belgesi talep edilmesi durumunda, uygulanacak hukuk (milli hukuk - Türk hukuku) ve görevli mahkeme açısından nasıl bir ayrım yapılır? Tapu Kanunu'ndaki 'karşılıklılık' ilkesinin bu süreçteki rolünü Yargıtay 14. HD'nin 2020/2078 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138347

Yabancı unsurlu mirasçılık belgesi taleplerinde, uygulanacak hukuk ve görevli mahkeme açısından taşınır ve taşınmaz mal ayrımı kritik öneme sahiptir. 1. **Görevli Mahkeme:** Yabancılar tarafından talep edilen mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez (Noterlik K. m. 71/B). Bu nedenle talep, mutlaka **Sulh Hukuk Mahkemesi'ne** yapılmalıdır. 2. **Uygulanacak Hukuk (Kanunlar İhtilafı):** - **Taşınır Mallar, Para ve Diğer Haklar İçin:** 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 20/1 uyarınca, miras, ölenin **'milli hukuku'na** tabidir. Dolayısıyla, yabancı murisin Türkiye'deki taşınır malları (bankadaki para, araba, hisse senedi vb.) için mirasçılar ve payları, murisin vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre belirlenir. Yargıtay'ın ilgili kararında da bu durum vurgulanmış ve mahkemenin taşınırlar yönünden Türk hukukuna göre mirasçı belirlemesi bozma nedeni yapılmıştır. - **Taşınmaz Mallar İçin:** MÖHUK m. 20/1'in son cümlesi, 'Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır' hükmünü amirdir. Bu, uluslararası özel hukuktaki 'lex rei sitae' (eşyanın bulunduğu yer hukuku) ilkesinin bir yansımasıdır. Bu nedenle, yabancı murisin Türkiye'deki taşınmazları için mirasçıları ve payları, **Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre** tespit edilir. **Tapu Kanunu'ndaki Karşılıklılık İlkesinin Rolü:** Tapu Kanunu m. 35, yabancıların Türkiye'de taşınmaz edinme koşullarını düzenler. 2012 öncesi dönemde 'karşılıklılık' (mütekabiliyet) ilkesi esastı. Yargıtay'ın atıf yapılan kararında da bu eski döneme ilişkin bir uyuşmazlık çözülmektedir. Kararda, murisin vatandaşı olduğu Lübnan ile Türkiye arasında taşınmaz edinimi için karşılıklılık bulunmadığından, Lübnan vatandaşı mirasçıların taşınmazları miras yoluyla edinemeyeceği ve bu nedenle taşınmazlar yönünden mirasçılık belgesi verilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay, mahkemenin bu gerekçeyle taşınırlar yönünden de talebi reddetmesini hatalı bulmuştur. Çünkü bu sınırlama sadece taşınmazlar içindir. (Not: 2012'de yapılan değişiklikle karşılıklılık ilkesi kaldırılmış, yerine Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülke vatandaşlarının taşınmaz edinebilmesi kuralı getirilmiştir. Ancak miras yoluyla intikalde bu şartlar daha esnek yorumlanabilmektedir.)