5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen 'çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda' dava zamanaşımının 'çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren' işlemeye başlamasının ardındaki koruyucu mantık nedir? Bu düzenlemenin, mağdurun hak arama özgürlüğü üzerindeki etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138325

Bu özel zamanaşımı başlangıç kuralının ardındaki koruyucu mantık, çocuğun içinde bulunduğu kırılgan ve bağımlı durumu gözeterek, onun hak arama özgürlüğünü etkin bir şekilde kullanabilmesini sağlamaktır. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1. **Bağımlılık İlişkisi ve Korku:** Çocuklar, kendilerine bakan üstsoylarına (anne, baba, dede vb.) veya üzerlerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilere (öğretmen, koruyucu aile, vasi vb.) karşı tam bir bağımlılık içindedir. Bu kişilerden gelen bir cinsel istismar veya şiddet eylemini, korku, baskı, utanç veya ne yapacağını bilememe gibi nedenlerle reşit olana kadar açıklayamaz veya şikayet edemezler. 2. **İdrak Eksikliği:** Özellikle küçük yaştaki çocuklar, başlarına gelen eylemin bir suç olduğunu ve hukuki sonuçlarını tam olarak idrak edemeyebilirler. 3. **Hak Arama İmkanının Fiilen Yokluğu:** Çocuk, faille aynı çatı altında yaşadığı veya onun denetimi altında olduğu sürece, şikayette bulunma veya hukuki yollara başvurma imkanından fiilen yoksundur. Kanun koyucu, bu nedenlerle, zamanaşımı süresinin suç işlendiği tarihten itibaren başlaması halinde, çocuk henüz kendini ifade edebilecek ve hakkını arayabilecek duruma gelmeden zamanaşımının dolacağını ve suçun cezasız kalacağını öngörmüştür. Zamanaşımının başlangıcını çocuğun 18 yaşını bitirdiği tarihe erteleyerek, mağdura, failin baskı ve nüfuzundan kurtulduktan ve reşit olduktan sonra, kendi özgür iradesiyle şikayette bulunma ve dava açma imkanı tanımıştır. Bu düzenleme, mağdurun hak arama özgürlüğünü fiilen ve etkin bir şekilde kullanılabilir hale getiren, çocuğun üstün yararını ve adaletin tecellisini sağlayan son derece önemli bir güvencedir.