Mirasçılık belgesi verilmesi davasında, mirasbırakanın veya mirasçılardan birinin ölüm tarihi nüfus kayıtlarından anlaşılamıyorsa, mahkeme nasıl bir yol izlemelidir? Bu durumun ispatında hangi delillere başvurulabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138322

Mirasçılık belgesi düzenlenebilmesi için, mirasbırakanın ve mirasçıların hayatta olup olmadıkları ile mirasın açıldığı an olan ölüm tarihinin kesin olarak bilinmesi zorunludur. Eğer bu bilgiler nüfus kayıtlarından net olarak anlaşılamıyorsa, mahkeme çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi gereği durumu aydınlatmakla yükümlüdür. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/1952 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin izleyeceği yol şöyledir: 1. **Re'sen Araştırma:** Hakim, öncelikle ilgili nüfus müdürlükleri, hastaneler, mezarlıklar müdürlüğü gibi resmi kurumlardan yazışma yoluyla bilgi ve belge talep ederek durumu açıklığa kavuşturmaya çalışır. 2. **Delil Gösterme İmkanı:** Re'sen araştırma sonuç vermezse, hakim, talebi yapan davacıya, ölüm olayını ve tarihini ispatlaması için delillerini sunma imkanı tanır. **Başvurulabilecek Deliller:** Nüfus kayıtlarının yetersiz olduğu bu durumda, ölüm olayının ve tarihinin ispatı herhangi bir şekle tabi değildir. TMK m. 7 uyarınca, her türlü delille ispat mümkündür. Bu deliller arasında şunlar sayılabilir: - **Tanık Beyanları:** Ölüm olayına şahit olan veya defin işlemlerine katılan kişilerin tanıklığı. - **Resmi Belgeler:** Ölümün gerçekleştiği hastaneden alınacak kayıtlar, defin ruhsatı, mezarlık kayıtları, veraset ve intikal vergisi beyannamesi gibi belgeler. - **Özel Belgeler:** Mirasbırakanın tuttuğu günlükler, mektuplar veya aile yadigarı belgeler. - **Gaiplik Kararı:** Eğer kişinin ölüp ölmediği kesin olarak bilinemiyorsa, son çare olarak TMK hükümlerine göre gaiplik davası açılarak mahkemeden bu yönde bir karar alınması gerekebilir. Mahkeme, toplanan bu delillere göre ölüm olayını ve tarihini tespit ettikten sonra, bu tespite dayalı olarak mirasçılık belgesini düzenler.