İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) öngörülen 'tazyik hapsi' nedeniyle cezaevinde kalınan süreler, kişinin daha sonra başka bir suçtan alacağı adli bir cezadan TCK m. 63 uyarınca mahsup edilebilir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.
Hayır, mahsup edilemez. Tazyik hapsi nedeniyle cezaevinde kalınan süreler, TCK m. 63 kapsamında bir mahsuba konu olmaz. Bunun temel nedeni, tazyik hapsinin hukuki niteliğinin bir 'ceza' olmamasıdır. - **Tazyik Hapsinin Hukuki Niteliği:** Tazyik hapsi, bir suçun karşılığı olan bir ceza değil, bir kişiyi belirli bir yükümlülüğü (nafaka ödeme, mal beyanında bulunma vb.) yerine getirmeye zorlamak amacıyla uygulanan bir 'disiplin tedbiri' veya 'zorlama aracı'dır. Amacı kişiyi cezalandırmak değil, belirli bir edimi ifa etmesini sağlamaktır. Yükümlülük yerine getirildiğinde tazyik hapsi sona erer. - **Mahsubun Niteliği:** TCK m. 63'teki mahsup ise, bir 'suç' nedeniyle yürütülen soruşturma veya kovuşturma kapsamında, kişi özgürlüğünü kısıtlayan hallerin, yine bir 'suç' karşılığında verilen cezadan indirilmesidir. Metinde de belirtildiği gibi, tazyik hapsi hangi borç veya yükümlülük için verilmişse sadece o borçla ilgili sonuç doğurur. Bir borç için yatılan tazyik hapsi süresinin, daha sonra başka bir borç için verilen tazyik hapsinden bile mahsup edilmesi mümkün değilken, tamamen farklı nitelikte olan ve bir suç karşılığı verilen adli bir cezadan mahsup edilmesi hukuken mümkün değildir. Tazyik hapsi, ceza hukuku anlamında bir 'mahkumiyet' ve 'ceza' niteliği taşımadığı için, mahsup kurumunun uygulama alanına girmez.