Geçit hakkı davasında, dava dilekçesinde husumet yöneltilmeyen bir komşu parsel üzerinden geçit kurulmasının daha uygun olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilirse, mahkeme nasıl bir usuli yol izlemelidir? Bu durumun HMK m. 124 (taraf değişikliği) ve HMK m. 27 (hukuki dinlenilme hakkı) ile ilişkisini kurarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138287

Geçit hakkı davalarının niteliği gereği, davacı başlangıçta en uygun güzergahı tam olarak öngöremeyebilir. Yargılama sırasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmeyen başka bir komşu parsel üzerinden geçit kurulmasının daha uygun olduğu ortaya çıkabilir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usuli yol şöyledir: HMK m. 124, kural olarak davanın taraflarının değiştirilmesini yasaklamakla birlikte, 'maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin' mahkemece kabul edilebileceğini düzenler. Geçit hakkı davasında, davacının başlangıçta en uygun güzergahı bilememesi, kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilir. Bu nedenle, bilirkişi raporuyla yeni bir güzergah önerildiğinde, davacının bu güzergah üzerindeki parsel malikini davaya dahil etme talebi, dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir taraf değişikliği talebi olarak kabul edilmelidir. Mahkeme, davacıya bu yeni kişiyi davaya dahil etmesi için süre vermeli ve bu kişi harçsız olarak davaya dahil edilmelidir. Bu işlem, HMK m. 27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın da bir gereğidir. Davaya sonradan dahil edilen parsel malikine, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edilmeli, ona savunma hakkını kullanma, delillerini sunma ve yargılamaya katılma imkanı tanınmalıdır. Bu kişiye savunma hakkı tanınmadan, onun parseli aleyhine geçit hakkı tesis edilmesi, Anayasa'nın 36. maddesi ve HMK m. 27'de düzenlenen adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ağır bir ihlali olur. (Yargıtay 7HD - Karar : 2021/1239)