FETÖ/PDY'nin 'askeri mahrem yapılanması' soruşturmalarında, kamuya açık ankesörlü/sabit hatlara yönelik olarak alınan toplu 'iletişimin tespiti' (CMK m. 135/6) kararlarının hukuki geçerliliğini ve bu kararlara dayanılarak elde edilen 'ardışık arama' kayıtlarının delil değerini, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları (örn: E:2019/8370, K:2020/1756) çerçevesinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138282

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerleşik içtihatlarında bu tür kararları ve elde edilen delilleri hukuka uygun kabul etmektedir. Yaklaşımın temel dayanakları şunlardır: 1. **Toplu Kararın Hukukiliği:** Yargıtay, örgütün haberleşme yönteminin deşifre edilmesiyle, belirli bir bölgedeki (örn: bir ildeki) tüm ankesörlü/sabit hatlara yönelik toplu bir iletişimin tespiti kararı alınmasını, CMK m. 135/6'nın lafzına ve ruhuna uygun bulmaktadır. Bu fıkra, 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak' şüphelilerin tespitine yönelik bu tür genel bir tedbire olanak tanımaktadır. Başlangıçta belirli bir şüpheli olmasa dahi, örgütün faaliyetlerini ve mensuplarını ortaya çıkarmak amacıyla bu yola başvurulabileceği kabul edilmektedir. 2. **Delil Niteliği:** Bu yolla elde edilen HTS kayıtları ve bu kayıtların analiziyle ortaya çıkan 'ardışık arama', 'periyodik arama', 'tekil arama' gibi bulgular, hukuka uygun elde edilmiş 'adli delil' olarak kabul edilir. Bu deliller, CMK m. 160'ın verdiği genel soruşturma yetkisiyle yapılan analizler sonucunda anlam kazanır. 3. **'Ardışık Arama' Kayıtlarının Delil Değeri:** Yargıtay, ardışık arama (bir mahrem imamın, sorumlu olduğu askerleri aynı ankesörlü hattan peş peşe arayarak örgütsel talimat vermesi veya toplantıya çağırması) olgusunu, tek başına olmasa da, sanığın örgütle hiyerarşik bir bağ içinde olduğuna ve örgütün gizli haberleşme ağına dahil olduğuna dair çok güçlü bir delil olarak görmektedir. Sanığın bu aramalara makul bir açıklama getirememesi, arama sayısı, periyodikliği, arayan ve aranan diğer kişilerin örgütle bağlantısı gibi yan delillerle birleştiğinde, bu kayıtlar mahkumiyet için yeterli görülebilmektedir. Örnek kararda da, sanığın ardışık ve tekil aranma kayıtlarına makul bir açıklama getirememesi ve bu durumun tanık beyanlarıyla desteklenmesi, mahkumiyet kararının onanması için yeterli bulunmuştur.