Bir hırsızlık soruşturmasında, çalınan cep telefonunun IMEI numarasından HTS (Historical Traffic Search) raporlarının istenmesi, CMK m. 135 kapsamında bir 'iletişimin tespiti' midir, yoksa Cumhuriyet savcısının genel soruşturma yetkisi (CMK m. 160) dahilinde midir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/2130 E., 2017/3787 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138281

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kanun yararına bozma kararında, çalınan bir telefonun IMEI numarasından kim tarafından ve nerede kullanıldığına ilişkin HTS raporlarının istenmesinin, CMK m. 135'te düzenlenen 'iletişimin tespiti' tedbiri niteliğinde olmadığı açıkça belirtilmiştir. Mahkemeye göre bu işlem, Cumhuriyet savcısının CMK m. 160 ve 161 uyarınca sahip olduğu 'genel soruşturma ve delil toplama yetkisi' kapsamında değerlendirilmelidir. **Ayrımın Temeli:** - **CMK m. 135 (İletişimin Tespiti):** Bu tedbir, bir şüphelinin veya sanığın telekomünikasyon yoluyla yaptığı 'iletişimin içeriğine müdahale etmeksizin' kimle, ne zaman, hangi araçla, ne kadar süreyle görüştüğü gibi dış trafik bilgilerinin (sinyal bilgilerinin) tespit edilmesidir. Bu, özel hayata bir müdahale olduğu için hakim kararı ve katalog suç şartı gibi ağır koşullara bağlanmıştır ve geleceğe yönelik bir izlemeyi ifade eder. - **HTS Raporu İstenmesi:** Çalınan bir telefonun IMEI numarasından geçmişe dönük kullanım bilgilerinin (hangi SIM kart takılmış, hangi baz istasyonundan sinyal alınmış vb.) istenmesi ise, bir 'iletişimin' anlık olarak tespit edilmesi değil, bir 'suç eşyası' olan telefonun izinin sürülmesidir. Bu işlem, geçmişe dönük kayıtların (data) celbi niteliğindedir ve savcının maddi gerçeği araştırma görevinin doğal bir parçasıdır. Bu nedenle Yargıtay, savcılığın bu basit delil toplama faaliyetini yapmadan, 'iletişimin tespiti kararı gerekir' gibi yanlış bir varsayımla veya eksik incelemeyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesini hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur.