5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi uyarınca 'iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması' tedbirine hangi suçlar için başvurulabilir? Bu tedbirin, ByLock gibi programların delil niteliğinin değerlendirilmesindeki rolü hakkında Yargıtay'ın yaklaşımını (Yargıtay 16. CD E: 2019/7278, K:2020/6691) analiz ediniz.
CMK m. 135, bu tedbire ancak kanunda 'katalog' şeklinde sayılan belirli ağır suçlar için başvurulabileceğini düzenlemiştir. Bu suçlar arasında; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, uyuşturucu madde suçları, silah kaçakçılığı, zimmet, kaçakçılık suçları, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar gibi ciddi suçlar yer almaktadır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında ve genel olarak FETÖ/PDY yargılamalarındaki yaklaşımında, ByLock verilerinin elde edilmesi ve işlenmesinin CMK m. 135 kapsamında bir 'iletişimin dinlenmesi' tedbiri olmadığı kabul edilmektedir. Yargıtay'a göre; 1. **ByLock Bir Delil Elde Etme Yöntemi Değildir:** ByLock, suçun işlenmesinde kullanılan bir 'araç' ve başlı başına 'delilin kendisidir'. Dolayısıyla, bu verilere ulaşılması, CMK m. 135 gibi bir koruma tedbiriyle delil elde etme faaliyeti değildir. 2. **İletişimin Dinlenmesi Değil, Dijital Materyal İncelemesidir:** ByLock sunucularından elde edilen veriler, geçmişe dönük dijital materyallerdir. CMK m. 135 ise geleceğe yönelik, canlı bir iletişimin dinlenmesini ve kayda alınmasını düzenler. ByLock verilerinin incelenmesi, CMK m. 134'te düzenlenen 'bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma' tedbirine daha yakındır. 3. **İstihbari Nitelikte Değildir:** Yargıtay, MİT tarafından temin edilen ham verilerin, CMK'nın genel soruşturma yetkisi (m. 160-161) kapsamında adli makamlara teslim edilmesinden sonra, bu veriler üzerinde yapılan teknik incelemeler ve çözümlemeler sonucunda elde edilen bulguların 'adli delil' niteliği kazandığını, istihbari nitelikte kalmadığını kabul etmektedir. Bu gerekçelerle Yargıtay, ByLock delilinin incelenmesi için CMK m. 135'e göre bir karar alınmasının gerekli olmadığına karar vermiştir. Karardaki eleştiri ise yerel mahkemenin, bu delili 'istihbari delil' olarak niteleyip hükme esas almasının yanlışlığına işaret etmektedir; Yargıtay'a göre bu delil adli niteliktedir ve CMK 135'lik bir işleme gerek yoktur.