Ceza hukukunda 'mahsup' (TCK m. 63) kurumunun hukuki niteliği ve amacı nedir? Bir suçtan dolayı tutuklu kalan ve yargılama sonunda beraat eden bir kişinin, bu tutukluluk süresini, beraat kararının kesinleşmesinden *önce* işlediği başka bir suçtan aldığı mahkumiyetten mahsup ettirebilmesinin koşullarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138274

Ceza hukukunda 'mahsup', hüküm kesinleşmeden önce kişi özgürlüğünün kısıtlanması (gözaltı, tutukluluk vb.) sonucunu doğuran hallerde geçirilen sürelerin, hükmolunan hapis cezasından indirilmesidir. Hukuki niteliği, bir ceza indirimi nedeni veya af değil, kişinin haksız yere veya peşinen çektiği özgürlük kısıtlamasının, adalet ve hakkaniyet gereği nihai cezasından düşülmesini sağlayan bir telafi mekanizmasıdır. Amacı, suçluluğu henüz kesinleşmemiş bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yarattığı haksızlığı gidermek ve mükerrer cezalandırmayı önlemektir. Bir suçtan tutuklu kalıp beraat eden kişinin bu süreyi başka bir suçtan mahsup ettirebilmesinin temel koşulu, Yargıtay içtihatlarına göre, mahsup edilecek suçun, beraatle sonuçlanan dosyadaki tutukluluğa ilişkin kararın **kesinleşmesinden önce** işlenmiş olmasıdır. Yani, A suçundan tutuklu olan kişi, bu A suçuyla ilgili beraat kararı kesinleşmeden önce bir B suçu işlemiş ve bu B suçundan mahkum olmuşsa, A suçundan dolayı tutuklu kaldığı süreyi B suçundan aldığı cezadan mahsup ettirebilir. Ancak B suçunu, beraat kararı kesinleştikten *sonra* işlemişse, artık bu mahsup mümkün değildir. Bu kuralın mantığı, kişinin beraat ettiği bir suçtan dolayı devletten bir nevi 'alacaklı' hale geldiği ve bu alacağını, yine devlete karşı olan ve daha önce işlediği bir suçtan kaynaklanan 'borcuna' mahsup edebileceği düşüncesine dayanır.