Bir avukatın, müvekkilinin boşanma davasında kendisine sunduğu belgelerle ilgili olarak, başka bir ceza davasında tanık olarak dinlenmesi istenmektedir. CMK m. 46 ve Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatın tanıklık durumu ne olur? Müvekkilin rızası, avukatın tanıklık yapma zorunluluğunu doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138265

Bu durumda avukatın tanıklık yapma zorunluluğu yoktur; aksine, kural olarak tanıklık yapması yasaktır. **Yasal Dayanaklar:** - **Avukatlık Kanunu m. 36 (Sır Saklama Yükümlülüğü):** Avukatların, avukatlık görevi dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır. Bu, hem bir hak hem de bir yükümlülüktür. Aynı maddeye göre, avukatın bu konularda tanıklık yapabilmesi, iş sahibinin (müvekkilin) muvafakatini almış olmasına bağlıdır. - **CMK m. 46/1-a (Tanıklıktan Çekinme Hakkı):** Avukatlar, bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilirler. **Müvekkilin Rızasının Etkisi:** Avukatlık Kanunu m. 36'ya göre, müvekkilin rızası, avukatın tanıklık yapabilmesi için bir 'ön şart'tır. Ancak bu rıza, avukatı tanıklık yapmaya 'zorunlu' kılmaz. Madde açıkça, "Ancak, bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir" demektedir. CMK m. 46/2 ise, avukatları açıkça istisna tutarak, diğer meslek gruplarının aksine, ilgilinin rızası olsa bile avukatın çekinme hakkının devam ettiğini teyit eder. **Sonuç:** Avukat, müvekkilinin rızası olsa bile, mesleki sır saklama yükümlülüğü ve tanıklıktan çekinme hakkı gereğince tanıklık yapmayı reddedebilir. Bu çekinme, mutlak bir haktır ve avukat için herhangi bir hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/488 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu hak, avukatın müvekkiliyle arasındaki güven ilişkisini korumaya yönelik temel bir güvencedir.