Gizli tanığın dinlenmesi usulünün, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından taşıdığı riskler nelerdir? Anayasa Mahkemesi'nin Baran Karadağ ve Serdar Batur kararlarında bu konuda ne gibi güvenceler vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138260

Gizli tanık dinlenmesi usulü, tanığın kimliğinin ve güvenliğinin korunması amacını taşırken, sanığın adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından ciddi riskler barındırır. **Riskler:** 1. **Tanığı Sorgulama Hakkının (CMK m. 201) İhlali:** Sanık ve müdafi, tanığın kimliğini, jest ve mimiklerini görmeden, onunla doğrudan yüzleşmeden beyanlarının güvenilirliğini, tutarlılığını ve samimiyetini etkin bir şekilde sorgulayamaz. 2. **Silahların Eşitliği İlkesinin Zedelenmesi:** İddia makamı (savcı) tanığın kim olduğunu bilirken ve ona doğrudan soru sorabilirken, savunma makamının bu imkandan mahrum bırakılması, taraflar arasındaki dengeyi savunma aleyhine bozar. 3. **Önyargı ve Husumetin Test Edilememesi:** Savunma, tanığın sanığa karşı kişisel bir husumetinin, önyargısının veya yalan söylemek için başka bir nedeninin olup olmadığını test etme imkanından yoksun kalır. **Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararlarındaki Güvenceler:** - **Baran Karadağ Kararı (2014/12906):** AYM, savunmanın önceden hazırladığı soruların mahkeme aracılığıyla tanığa sorulmasının, tanığın ne söyleyeceği bilinmediği için etkin bir sorgulama hakkı sağlamadığını ve bu usulün yetersiz olduğunu belirtmiştir. Çapraz sorgu ve anlık reaksiyonları ölçme imkanının önemini vurgulamıştır. - **Serdar Batur Kararı (2014/15652):** AYM, mahkemenin teknik imkansızlıklar gibi gerekçelerle savunmanın gizli tanığı sorgulama hakkını kısıtlayamayacağını, adliye sisteminin eksikliklerinin külfetinin sanığa yüklenemeyeceğini ifade etmiştir. Kararda, savunma tarafının ses bağlantısıyla dahi olsa tanığı sorgulayamaması, ona sorulan sorulara verdiği cevaplar hakkında kişisel izlenim edinememesi ve beyanlarının güvenilirliğini test edememesi nedeniyle 'tanık sorgulama hakkının' ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu kararlar, gizli tanık dinlenirken savunmaya, tanıkla 'eş zamanlı' ve 'etkileşimli' bir şekilde (örn: SEGBİS ile ses ve görüntüsü değiştirilerek) sorgulama imkanı tanınmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu ortaya koymaktadır.