TMK m. 348 uyarınca 'velayetin kaldırılması' kararı verilebilmesi için aranan temel şart nedir? Mahkemenin bu ağır kararı vermeden önce başvurması gereken diğer önlemler nelerdir?
TMK m. 348 uyarınca 'velayetin kaldırılması' kararı, en son çare olarak başvurulan, istisnai ve ağır bir müdahaledir. Bu kararın verilebilmesi için aranan temel şart; 'çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması ya da bu önlemlerin yetersiz kalacağının önceden anlaşılması'dır. Yani velayetin kaldırılması, 'ikincil (tali)' nitelikte bir koruma tedbiridir. Mahkemenin bu kararı vermeden önce başvurması gereken ve daha hafif nitelikte olan 'birincil' koruma önlemleri TMK m. 346 ve 347'de düzenlenmiştir. Bunlar: - **Uyarma ve Talimat Verme:** Hakimin, ana ve babayı çocuğa karşı görevlerini ihmal etmeleri durumunda uyarması, onlara belirli talimatlar vermesi (örn: çocuğu belirli bir okula gönderme, tedavi ettirme). - **Danışmanlık Tedbiri:** Çocuğun yararı için uzman görüşü alınması, ana ve babaya ebeveynlik konusunda danışmanlık hizmeti almalarının tavsiye edilmesi. - **Denetimli Serbestlik veya Eğitim Tedbiri:** Çocuğun veya ailenin bir uzman denetimine tabi tutulması, aileye yönelik eğitim programlarına katılımın sağlanması. - **Çocuğun Bir Aile Yanına veya Kuruma Yerleştirilmesi (TMK m. 347):** Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi tehlikede ise veya çocuk manen terk edilmiş halde ise, velayet ana-babada kalmak kaydıyla, çocuk geçici olarak bir koruyucu aile yanına veya bir kuruma yerleştirilebilir. Ancak bu önlemlerin hepsi denendiği halde sonuç alınamazsa veya somut olayın ağırlığı nedeniyle bu önlemlerin baştan itibaren yetersiz kalacağı açıkça anlaşılıyorsa (örn: annenin çocuğa karşı ağır ve sürekli şiddet uygulaması, ağır ihmal), hakim doğrudan velayetin kaldırılmasına karar verebilir. TMK m. 348'de velayetin kaldırılmasını gerektiren özel haller olarak ana-babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde olması veya görevlerini ağır biçimde savsaklaması gibi durumlar sayılmıştır.