Ecrimisil davasının (haksız işgal tazminatı) hukuki niteliği nedir? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararları ışığında bu davanın haksız fiil mi yoksa kira ilişkisi benzeri bir hukuki ilişki mi olarak kabul edildiğini ve bu nitelemenin zamanaşımı süresine etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138236

Ecrimisil davasının hukuki niteliği, doktrin ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmiş olup, temel olarak 'haksız fiil' olarak kabul edilmektedir. Metinde de belirtildiği gibi, 08.03.1950 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK), ecrimisilin hukuki niteliğini haksız fiil olarak belirlemiştir ve bu görüş Yargıtay'ın müstakar uygulaması haline gelmiştir. Bu niteleme, ecrimisilin bir sözleşme ilişkisinden değil, malikin rızası dışında gerçekleşen hukuka aykırı bir eylemden (haksız işgalden) kaynaklanmasından ileri gelir. Bu hukuki nitelemenin en önemli sonucu zamanaşımı süresine olan etkisidir. Haksız fiiller için Borçlar Kanunu'nda öngörülen genel zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak Yargıtay, yerleşik uygulamalarında ecrimisil alacakları için özel bir içtihat geliştirmiş ve **beş yıllık zamanaşımı süresi** benimsediğini kabul etmiştir. Bu beş yıllık süre, kira alacaklarındaki zamanaşıma benzese de, temel dayanağı haksız fiil niteliğidir. Dolayısıyla, ecrimisil davası açıldığında, dava tarihinden geriye dönük olarak en fazla beş yıllık haksız işgal tazminatı talep edilebilir. Bu süre hak düşürücü değil, dava zamanaşımı süresidir ve davalı tarafından ileri sürülmedikçe mahkemece re'sen dikkate alınmaz.