Dolandırıcılık suçunda kullanılan 'hileli davranışın', mağdurun denetim imkanını ortadan kaldıracak nitelikte olması ne anlama gelmektedir? Bilişim sistemleri aracılığıyla yapılan dolandırıcılıkta bu unsur nasıl tezahür eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138235

Dolandırıcılık suçunun temel unsurlarından olan hileli davranışın, sadece basit bir yalanı aşan, mağduru aldatmaya elverişli, ustaca ve yoğun bir nitelikte olması gerekir. 'Mağdurun denetim imkanını ortadan kaldırma' unsuru, failin sergilediği hileli davranışların, mağdurun olayın doğruluğunu araştırma, şüphelenme ve gerçeği anlama yeteneğini kısıtlayacak veya tamamen ortadan kaldıracak şekilde tasarlanmış olması demektir. Bilişim sistemleri aracılığıyla yapılan dolandırıcılıkta bu unsur çeşitli şekillerde tezahür eder: 1. **Sahte Kurumsal Kimlik Yaratma (Phishing):** Failin, banka, e-devlet, kargo şirketi gibi güvenilir bir kurumun web sitesini, e-postasını veya SMS'ini birebir taklit etmesi. Mağdur, resmi bir kurumla işlem yaptığını zannettiği için şüphelenmez ve denetim yapma ihtiyacı hissetmez. 2. **Aciliyet ve Baskı Unsuru:** 'Hesabınız bloke edildi, hemen tıklayın', 'Son 2 saat içinde kargonuzu almazsanız iade edilecek' gibi ifadelerle mağdurun panik içinde, düşünmeden ve araştırma yapmadan hareket etmesini sağlamak. 3. **Teknolojik Aldatma:** Mağdurun bilgisayarına veya telefonuna gönderilen bir yazılımla, onu sahte bir arayüze yönlendirmek veya bilgilerini gizlice ele geçirmek. Bu durumda mağdurun teknik olarak durumu denetleme imkanı neredeyse yoktur. 4. **Sosyal Mühendislik:** Failin, mağdur hakkında topladığı kişisel bilgileri kullanarak güven telkin etmesi ve kendisini mağdurun bir yakını, bir kamu görevlisi veya yardım etmesi gereken biri gibi tanıtarak, mağdurun sorgulama ve denetim mekanizmalarını devre dışı bırakması. Bu yöntemlerle fail, mağduru öyle bir psikolojik ve teknik ortama sokar ki, mağdurun olayların gerçekliğini sorgulama ve denetleme imkanı fiilen ortadan kalkar.