Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 21.12.2022 tarihli, 2022/2386 E. ve 2022/20854 K. sayılı kararında, rehabilitasyon merkezinde diplomasını kullandıran fizyoterapistin sorumluluğu hakkında nasıl bir sonuca varılmıştır? Bu kararın, bilişim suçlarında banka hesabını kullandıran kişilerin sorumluluğunun tespiti açısından emsal niteliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #138233

Yargıtay'ın ilgili kararında, fizyoterapist olan sanığın, kurumda hiç çalışmadığı halde sadece fizik tedavi bölümü açılması için diplomasını verdiğini, adına düzenlenen sahte belgelerden ve bu belgelerin dolandırıcılıkta kullanıldığından haberdar olmadığını istikrarlı bir şekilde savunduğu belirtilmiştir. Sanık adına düzenlenen belgelerdeki imzaların da sanığa ait olmadığının kriminal raporla tespit edildiği vurgulanmıştır. Yargıtay, sanığın suça konu belgelerin sahte olarak düzenlendiğini bildiğine veya bu suça iştirak ettiğine dair 'mahkumiyetine yeterli, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı' gerekçesiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini bozma nedeni yapmıştır. Bu karar, bilişim suçlarında banka hesabını kullandıran kişilerin sorumluluğu açısından önemli bir emsal teşkil eder. Tıpkı diplomasını meşru bir amaçla verdiğini düşünen fizyoterapist gibi, banka hesabını borç ödemesi, havale alacağı gibi meşru bir nedenle verdiğini savunan ve dolandırıcılık suçuna iştirak kastı olduğuna dair başka somut delil bulunmayan kişinin de sırf hesabının kullanılması nedeniyle mahkum edilemeyeceğini ortaya koyar. Karar, ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kusur ilkesini vurgulamaktadır. Sorumluluğun doğması için, kişinin kendi belgesinin/hesabının suçta kullanılacağını bilmesi (kast) ve bu suça katılma iradesi göstermesi gerekir. Bu kast ve iştirak iradesi, şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlanamadığı sürece, kişinin mahkumiyeti yoluna gidilemez.