Marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin '"makro" ibaresinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu' ve 'yapılacak küçük değişikliklerin iltibas tehlikesini ortadan kaldırabileceği' yönündeki gerekçesi, Yargıtay tarafından neden bozulmuştur? Düşük ayırt ediciliğe sahip unsurların benzerlik değerlendirmesindeki yerini tartışınız.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu gerekçesini bozmuştur çünkü benzerlik değerlendirmesi sadece unsurların ayırt edicilik düzeyine indirgenemez. Düşük ayırt ediciliğe sahip bir unsur içeren markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken, markaların bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenim ve markaların esas unsurları dikkate alınmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararında, "MAKRO TEKNİK GLASS WOOL" markasının esas unsurunun "MAKRO" olduğu ve davacının "Makro/Macro" markalarıyla bu esas unsurun hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal olarak benzer olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, düşük ayırt ediciliğe sahip olsa bile, eğer bu unsur markanın esasını teşkil ediyorsa ve tarafların markaları aynı mal/hizmet sınıflarında ise, tüketiciler nezdinde bu markaların aynı veya bağlantılı teşebbüsten geldiği yönünde bir izlenim (iltibas) oluşabilir. Yargıtay, düşük ayırt ediciliğin tek başına benzerliği ortadan kaldırmayacağını, markaların bütüncül etkisine ve esas unsurların yarattığı çağrışıma bakılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.